Lütfen Biraz Daha Gayret

“Yarattığınız dünya düşünce biçiminizin ürünüdür. Düşünce biçiminizi değiştirmeden yarattığımız dünyayı değiştiremeyiz.” Demiş bir düşünür.

Kurum bakımına, devlet korumasına alınan kişiler için düzenlenen yeniliklerde değişim fiziksel iyileştirme de kalmış, bireysel çözümler de doğru geçiş adımları sağlanamamıştır. Belirsizliklere liderlik ederek problemin tekrarına engel olunamayacağını neredeyse her gün örnekleri ile görmekteyim.

Türkiye’nin farklı illerinde kurum bakımında yetişmiş gençlerin kurum bakımı altında geçirdikleri zamanın kişisel gelişim, donanım, sorunla başa çıkabilme yeteneklerinin gelişmediğine şahit oluyorum.

Öyle ki küçücük önlemlerle alınabilecek bir sorumluluğun bir insanın hayatına etkisine her gün şahit oluyorum.

Devlet tarafından kurum bakımında kalan çocuklara yapılan en büyük ayrıcalık iş güvencesi sağlanması olarak görülüyor. Hayatına etkisine (hayatını nasıl değiştirebileceğine)

İşe giren çocukların kendilerine verilen işin sorumluluğunu alma noktasında yeterli destekle donatılmamasının yanında kurumlarda birlikte çalıştıkları insanların beklentilerine hemen cevap veremiyorlar.

İnsanları tamda vazgeçmişken bir şeylere inandırıyoruz ve diyoruz ki devletin güçlü kollarına emanetsin. Bundan sonra endişe edilecek bir şey yok. Kişilerin bir başkası ile uyumlu çalışmasına insan ilişkileri şekillendirir. Bu ilişkilerin doğru kurulmasına sebep ise idealleridir.

Devlet kendi bünyesinde yetiştirdiği işe girmesine referans olduğu gençler ile devlete ait kurumlarda, çalışan kişilerin uyumlu çalışılmasını sağlayamamaktadır. Artık onların birey olduğunun anlaşılabilmesi için gerekli bilgilendirme ve desteğin devam ettirilmesi gerekmektedir.

Tek başına hayat mücadelesi vermeye çalışan kişilerin iş ev hayat konusunda sorumluluk almasının sağlanması en temelden sağlanmalıdır.

Bir misal; Kadın sığınma evlerine kadınları alıyoruz güya can güvenliği ya da hayata yeni bir adım atabilsinler diye… Kuruma (devlet korumasına alınan kişi) giren kişi görüyor ki; bakım ya da koruma süresi boyunca (yeni bir hayat kurabilmek için) iş bulması gerekecek. Maalesef ki iş ararken adres istenecek ve istediklerinde de kadın sığınma evinde kaldığını söyleyecek.

Yine maalesef ki o anda eline geçen fırsatı da kaçırmış olacak. Bu arada alacakları maaş konusunu, onunla nasıl geçimini sağlayacağını, yanındaki evladının kreş okul vs gibi ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını ve bunun gibi daha pek çok mesuliyetini anlatmıyorum. Ne yiyecek diyemiyorum. Kirası yemesi içmesi giyinmesi bunun yanında halen bütün tehlikelerden nasıl korunacağını konuşmuyorum. Sadece şunu diyorum: Arkasında devletin olduğu düşüncesi ile güven sağlamaya çalışan insanlar var ve onlar hayatın tam da içinde, içimizde yaşıyorlar. İster onların psikolojilerini düşünün ister görün isterseniz de görmeyin… Lütfen ama lütfen her şeyden evvel kendiniz gibi bir “İnsan” olduklarını unutmayın.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz